Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, 2025 yılı Türkiye için son 50 yılın en sıcak beş yılından biri olarak kayda geçti. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerinde birçok ilde termometreler 45-47 derece bandını zorladı. Büyük şehirlerde gece düşük sıcaklık rekorları kırılarak “tropikal gece” sayısı son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Kış mevsimi kısa sürerken, kar yağışı beklenen zamanda gecikmeli olarak görüldü. Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tarımsal üretimde “yalancı bahar” riskini doğurdu. Kar örtüsünün az olması baraj doluluk oranlarını kritik seviyede tuttu.
Yağış miktarında azalma olmamasına rağmen yağış biçimi değişti. 2025 yılı, “ani ve şiddetli” yağışların yaşandığı bir yıl oldu. Fırtınalar, taşkınlara ve heyelanlara neden oldu. Kuraklık nedeniyle çiftçiler zor durumda kaldı. Sıcaklıkların yüksek olması ve düşük nem, orman yangını riskini artırdı.
Uzmanlar, Türkiye’nin artık Akdeniz çanağında iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu belirtiyor. 2025 verileri, yeni iklim koşullarının “normal” haline geldiğini gösteriyor. Altyapı ve tarım planlamalarının bu yeni verilere göre güncellenmesi gerektiği vurgulanıyor.
2025 yılına ilişkin bazı önemli veriler şunlar:
– En sıcak gün: 14 Ağustos’ta Şanlıurfa-Ceylanpınar’da 47,2 derece
– En çok yağış alan il: Eylül ayında Rize
– En erken sıcak hava dalgası: Mayıs sonu itibarıyla Batı Anadolu’da
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, vatandaşları ani hava değişimlerine karşı hazırlıklı olmaları konusunda 2026 yılında da uyarıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]