Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin merakla beklediği sorulara net yanıtlar verdi. Bölgedeki çetrefilli gelişmelerden hudut güvenliğimize, Ege’deki hassas dengelerden terörle mücadeleye kadar Türkiye’nin adeta bir güvenlik pusulası gibi nasıl yol aldığı gözler önüne serildi.
Suriye’deki duruma ilişkin yöneltilen sorulara Bakanlık cephesinden önemli açıklamalar geldi. Özellikle 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatlarına riayet etmeyen SDG’nin, ateşkesi ihlal etmeye devam etmesi, bölgedeki barış ve entegrasyon sürecini ciddi şekilde baltaladığı vurgulandı. Ancak Türkiye, tüm bu olumsuzluklara rağmen sahada durumu adeta nefes nefese takip ediyor, hem bölgedeki birliklerimiz hem de sınırlarımızın emniyeti için her türlü tedbiri titizlikle almayı sürdürüyor.
Suriye Hükümeti’nin insani yardım koridoru açma kararını ise memnuniyetle karşıladığımız belirtildi. Türkiye, Suriye’nin “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi çerçevesinde birliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz inancıyla, terör örgütleriyle mücadelede ve savunma kapasitesinin geliştirilmesinde omuz vermeye devam edecek.
Ege Denizi’nde yaşanan NAVTEX (Denizcilere Duyuru) gerilimi de Bakanlığın gündemindeydi. Yunanistan basınında yer alan “2 yıllık” iddialarının aksine, Türkiye’nin ilan ettiği seyir duyurularının süresiz olduğu net bir dille ifade edildi. Bu NAVTEX’lerle Türkiye, Ege’deki kıta sahanlığını kapsayan tüm araştırma faaliyetlerinin kendisiyle koordine edilmesi gerektiğini, ayrıca Gayri Askeri Statüdeki Adalar (GASA) karasularında yapılacak askeri eylemlerin uluslararası antlaşmalara aykırı olduğunu adeta bir uyarı niteliğinde dünyaya ilan ediyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), ülkemizin deniz yetki alanlarından doğan hak ve çıkarlarını hiçe sayan tek taraflı her türlü girişimi uluslararası hukuk çerçevesinde boşa çıkarmaya kararlı olduğu bir kez daha vurgulandı. Bu, Ege’deki haklarımızın kırmızı çizgisi olduğunu gösteren sarsılmaz bir duruş.
Somali-Türk Görev Kuvveti Hava Unsur Komutanlığı da toplantıda öne çıkan başlıklardandı. Türkiye’nin destekleriyle yetişen Somali güvenlik güçlerinin terörle mücadelede kayda değer başarılar elde ettiği belirtildi. Somali-Türk Görev Kuvveti ve Hava Unsur Komutanlığı’nın, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele yeteneğini güçlendirmeye devam ettiği aktarıldı. Bu, sadece bir askeri iş birliği değil, aynı zamanda dostluk ve dayanışmanın somut bir göstergesi.
İran sınırındaki tedbirler sorulduğunda, Türkiye’nin bölgede yeni gerilim ve çatışma ortamlarının oluşmasını kesinlikle istemediği belirtildi. “Tüm çatışmaların son bulması, bölgemizde huzur ve istikrarın filizlenmesi için tüm çabalarımız sürüyor” ifadeleriyle barışa olan bağlılığımız yinelendi. Aynı zamanda, yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordineli bir şekilde gerekli tüm önlemlerin alındığı da kamuoyuna duyuruldu.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadelesi son sürat devam ediyor. Son bir haftalık bilançoda, 4 PKK’lı teröristin güvenlik güçlerimize teslim olması önemli bir gelişmeydi. Sınır içi ve ötesindeki arama-tarama faaliyetleri, mağara, sığınak, barınak imhaları ve el yapımı patlayıcı (EYP) tespit çalışmaları aksamadan sürdürüldü. En çarpıcı rakamlardan biri ise Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğunun tam 753 kilometreye ulaşmasıydı (Tel Rıfat: 302 km / Menbic: 451 km). Bu rakamlar, terör örgütünün hareket kabiliyetinin nasıl daraltıldığını gözler önüne seriyor.
Hudutlarımızda güvenliğin 7 gün 24 saat esasına göre en üst düzeyde sağlandığı vurgulandı. Son bir haftada yasa dışı yollarla sınırlarımızdan geçmeye çalışan 173 şahıs yakalandı; bunların 3’ü terör örgütü mensubuydu. Ayrıca 876 kişi ise hududu geçemeden engellendi. Böylece yılbaşından bu yana sınırlarımızdan kaçak geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 519’a, engellenen kişi sayısı ise 4 bin 404’e ulaştı. Bu rakamlar, hudut güvenliğimizdeki sarsılmaz kararlılığın bir göstergesi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]