Geçtiğimiz yıl babasını kaybetmenin acısıyla sarsılan oyuncu Elvin Levinler, aynı dönemde geçirdiği kalp ameliyatının perde arkasını ilk kez araladı. Duygu yüklü hikayesiyle sevenlerini hem şaşırttı hem de duygulandırdı.
Geçtiğimiz yılın Ocak ayında babası Selçuk Levinler’i kaybetmenin derin hüznünü yaşayan sevilen oyuncu Elvin Levinler, aynı yıl yaşadığı çok daha kişisel bir fırtınanın kapılarını ilk kez araladı. Levinler, kalbinden geçirdiği o zorlu ameliyat sürecini, yüreğindeki tüm samimiyetle sevenleriyle paylaştı.
Ünlü oyuncu, tam da babasının vefat ettiği günlere denk gelen bu kritik operasyonun üzerinden tam bir yıl geçtiğini dile getirerek, o günleri şu çarpıcı sözlerle anlattı: “Tam bir sene önce kalbimden bir ameliyat geçirdim. Tam babamın öldüğü gün, tam ameliyat olacağım gün hastaneden apar topar çıktım ve sonra tekrar hastaneye geri döndüm.”
Elvin Levinler’in geçirdiği operasyon, tıp dilinde ablasyon olarak bilinen bir işlem. Kendisi bu durumu “kalpteki ritim bozukluğunu düzeltmek için yapılan bir işlem; yani kalbin yapısıyla değil, elektrik sistemiyle ilgili” diye özetliyor. Levinler’in bu ritim problemi aslında çok eskilere dayanıyormuş. Daha önceki doktor kontrollerinde yüksek nabız gerektiren sporlardan kaçınması gerektiği uyarısını da almış.
Ancak babasının rahatsızlığıyla birlikte yaşadığı yoğun üzüntü ve stres, son iki yılda bu ritim bozukluğunu bambaşka bir boyuta taşımış. Öyle ki, gün içinde kalbinin içinde sanki bir kuş çırpınıyormuş gibi hissettiğini belirtiyor. Hatta dışarıdan yapılan ölçümlerde bile, hiçbir fiziksel aktivite yapmazken kalbinin fırtınalı bir tempoda attığı gözlemlenmiş.
Babasının hastalığıyla boğuşurken, deşarj olmak için spora sarılmış. Normalde de spor seven biri olmasına rağmen, o dönemde sınırları zorlarcasına antrenmanlar yapmış. Kahveyi bırakmasına rağmen, içinde yüksek miktarda kafein barındıran maça çayını günde birkaç bardak tükettiğini de ekliyor. Bu durumun bedeli ise ağır olmuş: aşırı zayıflama, korkunç bir stres, hormonların alt üst olması ve regl düzensizlikleri.
Kalbi adeta bir davul gibi çarparken, Levinler’in önceliği babasıymış. “Ben zaten iyiyim, sağlıklıyım, bana bir şey olmaz” düşüncesiyle kendini avutmuş. Ancak çarpıntıları o kadar şiddetlenmiş ki, eşi Bülent bir gece “Elvin, yatak sallanıyor gibi” diyerek duruma dikkat çekmiş. Bu çarpıcı uyarıyla birlikte nihayet doktora görünmeye karar vermişler.
Daha önce kalbinin geçmişini bilen doktoru, durumu daha fazla ertelemeden operasyona karar vermiş. Ablasyon işlemi, kalpteki o “elektrik sistemiyle ilgili damarın yakılması” olarak basitçe açıklanabilir. Durumu o kadar ilerlemiş ki, normalde ritim bozukluklarını takip etmek için kullanılan holter cihazına bile gerek kalmamış; anlık EKG’lerde bile çarpıntılar sürekli görünür haldeymiş.
Operasyonun zamanlaması, Elvin Levinler için hayatının en zorlu dönemine denk gelmiş. Ancak çok şükür ki, ameliyat beklediğinden çok daha iyi geçmiş. Sadece diğer operasyonlarda olduğu gibi, bir süre kendini dinlendirmesi ve dikkat etmesi gerekmiş.
Bu süreç, Levinler için inanılmaz büyük bir hayat dersi olmuş. O dönemden sonra kendine daha iyi bakmaya, hormonlarını dengelemeye ve en önemlisi kalbinin sesini daha dikkatle dinlemeye karar vermiş. Bu özel ve kişisel hikayeyi daha önce kimseyle paylaşmadığını belirten oyuncu, “Her şeyi paylaşmak zorunda hissetmiyorum. Ama bugün içimden geldi ve paylaşmak istedim” diyerek sözlerini noktaladı. Elvin Levinler’in bu samimi itirafları, birçok kişiye kendi iç sesini dinleme ve sağlığına daha fazla özen gösterme konusunda ilham verecek nitelikte.
Reklam & İşbirliği: [email protected]