İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, meteorolojik kuraklığın büyük ölçüde azaldığını ancak hidrolojik kuraklığın devam ettiğini belirtti. Kadıoğlu, özellikle Marmara, Ege, İç Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinde su kaynaklarının toparlanması için zamana ihtiyaç olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün nisan ayı Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirerek, SPI’nın bir bölgedeki yağış miktarını tarihsel ortalamalarla karşılaştıran uluslararası bir kuraklık göstergesi olduğunu hatırlattı. Kısa ve uzun vadeli SPI değerlendirmelerinin farklı sonuçlar ortaya koyabileceğini belirten Kadıoğlu, son aylarda yaşanan yoğun yağışların meteorolojik ve tarımsal kuraklık üzerindeki baskıyı azalttığını vurguladı.
Prof. Dr. Kadıoğlu, Türkiye genelinde son 3 aylık SPI haritalarında nemli ve olağanüstü nemli koşulların hakim olduğunu ancak kuraklığın tamamen sona erip ermediğini anlamak için daha uzun dönemli göstergelere bakılması gerektiğini belirtti. Özellikle Marmara, Ege ve İç Anadolu’nun bazı kesimlerinde önemli yağış eksikliklerinin devam ettiğini vurgulayan Kadıoğlu, buralarda şiddetli ve yer yer olağanüstü kuraklık koşullarının sürdüğünü kaydetti.
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinin ise son iki yılda Türkiye’nin en nemli bölgeleri arasında olduğunu belirten Kadıoğlu, Erzurum, Kars, Ağrı, Van, Rize, Trabzon ve Artvin çevresinde yağışların uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyrettiğini açıkladı. Kadıoğlu, baraj doluluk oranlarındaki artışın sadece yüzey sularını ve barajları etkilediğine dikkat çekerek, yer altı su kaynaklarının yeniden dengelenmesi için uzun süreli yağışlara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
İklim değişikliğinin Türkiye’de yağış dağılımını daha düzensiz hale getirdiğine işaret eden Kadıoğlu, kısa süreli kuraklık dönemlerinin ardından ani ve aşırı yağışların yaşanabildiğini belirtti. Kadıoğlu, bu durumun toprakların suyu emme kapasitesini aştığında sel ve taşkın riskinin artabileceğini söyledi. Sonuç olarak, meteorolojik kuraklığın azalmış olabileceğini ancak hidrolojik kuraklığın devam edebileceğini ve su kaynaklarının toparlanması için uzun vadeli çözümlere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kadıoğlu, su tasarrufunun önemini vurguladı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]